7 Nisan Salı, 2026

Türkiye CEO’ları: Yapay Zekâda Güven ve Hız Krizi

PwC'nin 29. Küresel CEO Araştırması, Türkiye'deki liderlerin yapay zekâ yatırımlarından henüz somut kazanım sağlayamadığını, siber risk ve enflasyon baskısıyla küresel ortalamanın ötesinde bir kırılganlık içinde olduğunu ortaya koyuyor.

Share

Hız mı, Güven mi? Türkiye CEO’larının Yapay Zekâ ile İmtihanı

Küresel iş dünyası 2025’e, son beş yılın en temkinli büyüme beklentisiyle giriyor. PwC’nin 29. Küresel CEO Araştırması, 95 ülkeden 4.454 CEO’nun katılımıyla yürütülen kapsamlı bir ölçüm olarak, yapay zekânın iş modellerine yansımadaki gecikmesini, artan jeopolitik riskleri ve liderlik gündeminde kökleşen “hız” kaygısını mercek altına alıyor. Türkiye’den 84 CEO’nun dahil olduğu bu araştırma; Türkiye iş dünyası için yalnızca bir skor tablosu değil, önümüzdeki on yılın stratejik haritasını çizmek için kritik bir veri seti sunuyor.

Bulgular çarpıcı: Türkiye’deki CEO’ların yalnızca %24’ü önümüzdeki 12 ayda şirketlerinin gelir büyümesine güveniyor. Küresel ortalama %30. Aradaki fark, makroekonomik baskıların ötesinde, teknolojik dönüşümün yönetim kapasitesiyle yarıştığı bir gerilimi yansıtıyor. Yapay zekâ yatırımları hız kazanıyor; ancak liderler somut kazanımları henüz göremiyorlar.

Türkiye CEO’larının stratejik ajandası, hem küresel trendlerle örtüşen hem de yerel dinamiklerle keskin biçimde ayrışan bir tablo çiziyor. Bu tablo, “belirsizliği yönetmek” ile “belirsizliği fırsata çevirmek” arasındaki mesafeyi kapatmanın ne denli acil bir öncelik hâline geldiğini açıkça ortaya koyuyor.

Bu Makalede Ne Var?

  • Türkiye CEO’larının gelir büyümesine güven oranı küresel ortalamanın altında: %24’e karşın %30
  • CEO’ların %42’sini birleştiren ortak kaygı: İş süreçleri teknolojik değişim hızına yetişemiyor
  • Yapay zekâ yatırımlarında somut geri dönüş henüz sınırlı; hem maliyet hem gelir artışını başaran şirket oranı yalnızca %12
  • Türkiye’ye özgü risk profili: Siber güvenlik (%41) ve enflasyon (%39) küresel ortalamanın belirgin üzerinde
  • Gümrük tarifelerinden yapay zekâ güvenliğine uzanan yeni güven gündemi liderlerin radarında

Büyüme Güveni: Türkiye Küreselin Gerisinde

Büyüme güveni, bir CEO’nun şirketinin önümüzdeki 12 ayda gelirini artırabileceğine duyduğu inancın ölçüsüdür. PwC’nin 29. araştırmasına göre bu güven, global ölçekte son beş yılın dibine çökmüş durumda. Türkiye’deki CEO’ların yalnızca %24’ü 12 ayda gelir büyümesine “çok güvendiğini” ifade ederken, bu oran küresel CEO’larda %30 ile sınırlı kalıyor; her iki rakam da yapay zekâ yatırımlarının kazanca dönüşmediği ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir ortamın göstergesi.

Üç farklı endişe düzeyi bu tabloyu daha da derinleştiriyor. Küresel CEO’ların %24’ü inovasyon kapasitelerinin belirsiz bir geleceğe hazır olup olmadığını sorgularken, Türkiye’de bu oran %29’a çıkıyor. Orta-uzun vadeli sürdürülebilirliğe ilişkin şüphe ise küresel ortalamada %19, Türkiye’de %21. Bu veriler, Türkiye liderlerinin hem kısa vadeli baskıya hem de yapısal dönüşüm riskine küreselden daha yüksek bir farkındalıkla baktığını gösteriyor.

Teknolojik Hız Sorunu: CEO’ların %42’sini Birleştiren Tek Kaygı

Teknolojik hız sorunu, şirketin iş süreçlerinin yapay zekâ başta olmak üzere teknolojik değişimin ivmesine yetişip yetişemeyeceğine dair liderlik kaygısıdır. Küresel CEO’ların %42’si bu soruyu en büyük endişe kaynağı olarak işaretliyor; dikkat çekici olan, Türkiye’deki CEO’ların da tam olarak aynı oranla (%42) bu kaygıyı paylaşması.

Bu örtüşme, teknolojik dönüşüm baskısının yerel makro dinamiklerden bağımsız, evrensel bir liderlik meselesi olduğuna işaret ediyor. Yapay zekânın iş süreçlerine entegrasyon hızı, hem gelişmiş pazarlarda hem de Türkiye gibi dinamik ekonomilerde CEO’ların zihinsel öncelik listesinin tepesine yerleşmiş durumda.

Yapay Zekâda Somut Getiri Beklentisi: Hâlâ Erken Aşamada

Yapay zekâ yatırımlarından beklenen finansal geri dönüş, dünya genelinde henüz “başlangıç aşamasında” olarak tanımlanıyor. Küresel CEO’ların %30’u yapay zekâ yatırımlarından net bir geri dönüş alamadığını belirtirken, Türkiye şirketlerinin %55’i herhangi bir fayda gördüklerini ifade etmiyor — bu oran küresel tablonun belirgin ötesine işaret ediyor.

En vurucu veri ise “lider şirket” payında saklı. Hem maliyet tasarrufu hem de gelir artışını eş zamanlı başarabilen şirketlerin oranı küresel ölçekte yalnızca %12’de kalıyor. Bu rakam, yapay zekânın “stratejik bir büyüme kaldıracı” olarak konumlanması için henüz yolun başında olunduğunu somut biçimde ortaya koyuyor. Türkiye CEO’larının %42’si iş modellerinin bu teknolojik hıza ayak uyduramama riskini şirketlerin geleceği için “en kritik soru işareti” olarak işaretliyor.

Türkiye’nin Risk Profili: Siber Güvenlik ve Enflasyon Kritik Öncelikler

Risk profili, liderlerin önümüzdeki 12 ayda şirketlerini en çok tehdit edebilecek unsurları nasıl sıraladığının haritalandığı ölçümdür. Türkiye’deki CEO’lar için siber riskler (%41) ve enflasyon (%39), küresel ortalamaların (sırasıyla %30 ve %25) belirgin biçimde üzerinde konumlanıyor — bu fark, Türkiye ekonomisinin yapısal kırılganlıklarını doğrudan yansıtıyor.

Gümrük tarifelerinde ise tablo tersine dönüyor: Küresel CEO’ların %20’si bu riski öne çıkarırken, Türkiye’de bu oran %14’te kalıyor. Gümrük tarifelerinden en fazla etkileneceğini öngören CEO’ların Çin (%28) ve ABD (%22) kökenli olması, coğrafi ticaret yapısının risk algısını doğrudan şekillendirdiğini gösteriyor. Öte yandan küresel CEO’ların %29’u tarifelerin kâr marjlarını aşındıracağını öngörüyor.

Güven boyutunda da dikkat çekici bir sinyal var: Son 12 ayda küresel CEO’ların %33’ü veri kullanımı ve gizliliği, %29’u ise yapay zekâ güvenliği veya “Sorumlu Yapay Zekâ” konularında paydaşlarından güven odaklı sorularla karşılaştığını belirtiyor. Bu, liderlerin teknolojiyle ilgili hesap verebilirlik baskısıyla sadece regülasyon değil, doğrudan pazar aktörleri üzerinden de muhatap olduğunun somut göstergesi.

Kritik Veriler ve Öne Çıkanlar

  • Gelir büyümesine güven (Türkiye): %24 — Küresel ortalamanın 6 puan altında (küresel: %30)
  • Teknolojik hız endişesi: %42 — Hem Türkiye hem küresel düzeyde aynı oran
  • Yapay zekâdan net geri dönüş alamayan CEO’lar (Küresel): %30 — Finansal etki henüz sınırlı
  • Herhangi bir fayda görmediğini belirten Türkiye şirketleri: %55 — Küresel tablonun belirgin ötesinde
  • Hem maliyet hem gelir büyümesini başaran “lider” şirketler: %12 — Küresel ölçekte (2024)
  • Siber risk: En kritik tehdit (Türkiye): %41 — Küresel ortalamanın 11 puan üzerinde (küresel: %30)
  • Enflasyon endişesi (Türkiye): %39 — Küresel ortalamanın 14 puan üzerinde (küresel: %25)
  • Gümrük tarifelerinin kâr marjlarını azaltacağını öngören CEO’lar: %29 — Küresel düzey
  • Veri gizliliği konusunda paydaşlarından güven sorusuyla karşılaşan CEO’lar: %33 — Küresel düzey
  • Araştırma kapsamı: 95 ülke, 4.454 CEO — Türkiye’den 84 katılımcı

Marcom Türkiye Editörünün Yorumu

Araştırmanın Türkiye cephesindeki en çarpıcı bulgular, iki katmanlı bir tabloya işaret ediyor: Birincisi, Türkiye CEO’larının teknolojik dönüşüm kaygısında küresel akranlarıyla neredeyse özdeşleşmesi. Bu, yerel iş dünyasının global baskılara duyarsız olmadığını; aksine, aynı frekansı yakaladığını gösteriyor. İkincisi ise Türkiye’ye özgü yapısal risklerin — siber güvenlik ve enflasyon — liderlik gündemini küresel ortalamanın çok ötesine taşıması.

Türkiye pazarı için asıl kritik mesele şu: Yapay zekâ yatırımlarında “henüz somut fayda görmeyen” %55’lik şirket oranı, yalnızca teknoloji benimsemesinin gecikmesini değil, doğru liderlik modeli ve yetkinlik altyapısının eksikliğini de işaret ediyor olabilir. Yapay zekâ, otomasyon ve maliyet aracı olarak konumlandırıldıkça, stratejik büyüme kaldıracına dönüşme potansiyeli ertelenmeye devam edecek.

Pazarlama ve marka liderleri açısından değerlendirildiğinde, bu tablo özellikle iki alanda acil bir önceliği gündeme taşıyor: Birincisi, müşteri verisi ve yapay zekâ kullanımında “sorumlu teknoloji” çerçevesinin kurumsal iletişime dahil edilmesi — paydaş güven soruları artık kaçınılmaz. İkincisi, marka değerinin siber güvenlik ve veri güvenilirliği üzerinden yeniden kurgulanması. “Hızlı dönüşüm” vaadi, güven zemininde atılmayan adımlarla sürdürülebilir bir büyüme anlatısına dönüşemiyor.

Sıkça Sorulan Sorular

S: PwC 29. Küresel CEO Araştırması nedir ve kaç kişiyle yapıldı?

C: PwC 29. Küresel CEO Araştırması, 95 ülkeden 4.454 CEO’nun katılımıyla yürütülen yıllık bir liderlik ölçüm çalışmasıdır; Türkiye’den 84 CEO bu araştırmaya dahil edilmiştir.

S: Türkiye CEO’larının gelir büyümesine güven oranı neden küresel ortalamanın altında?

C: Türkiye CEO’larının gelir büyümesine güven oranı (%24), küresel ortalamanın (%30) altında kalmaktadır; bunun arkasında makroekonomik belirsizlikler, yüksek enflasyon baskısı ve yapay zekâ yatırımlarının henüz somut kazanca dönüşmemesi yatmaktadır.

S: Yapay zekâ yatırımlarından geri dönüş almak ne kadar sürmektedir?

C: Yapay zekâ yatırımlarından geri dönüş süreci küresel ölçekte henüz erken aşamadadır; hem maliyet tasarrufu hem de gelir artışını eş zamanlı başarabilen şirketlerin oranı dünya genelinde yalnızca %12’de kalmaktadır.

S: Türkiye CEO’ları hangi riskleri en kritik buluyor?

C: Türkiye CEO’ları için siber riskler (%41) ve enflasyon (%39) en kritik tehditler olarak öne çıkmakta; her iki risk de küresel ortalamanın belirgin biçimde üzerinde seyretmektedir.

S: Sorumlu Yapay Zekâ nedir ve CEO’lar neden bu konuda paydaşlardan sorularla karşılaşıyor?

C: Sorumlu Yapay Zekâ, yapay zekâ sistemlerinin etik, şeffaf ve hesap verebilir biçimde geliştirilmesi ve kullanılması anlayışıdır; küresel CEO’ların %29’u bu konuda müşteri ve yatırımcı gibi paydaşlardan doğrudan güven odaklı sorularla karşılaştığını belirtmektedir.

-Reklam-

Daha Fazla İçerik

-Reklam-

Güncel Haberler